Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Benimle Uyu

Benimle Uyu

 

Farz ediyorum bu gece sensiz uyuyacağımı da

Altı bezlenen bebek misal mızmızlanıyorum

Cırt yırtılıyor hayal güvercinlerim büyümeye yakın takvim yapraklarından

Ama her şeye rağmen yeşili, beyazı, sarıyı, siyahı tanıyor

25′e kadar da sayabiliyorum

Eğer renk renk hülyaların takvim yapraklarını 25′e kadar toplamayı sana öğretirsem

Benimle uyur musun ?

                         

                            Hasan KARAKAYA

                                   13.03.2010

Ne Güzel Düştüm Sana

Ne Güzel Düştüm Sana

 

Düştüm göğsüne vefakar bir buluttan

Sen olarak da kestirmedim bunu

ve düştüm kestiremediğim sana

 

Gök yarılıyordu

Göğün kaçmak istediğim dünyasından kaçabildiğim için

gök kızgındı bana

 

Senin üzerinde şemsiyen yoktu

Ne güzel düştüm sana

 

Ve sevdim üşümüş tenini

Bırakılmışlığını teninin yağmura

Rahatlığını sevdim

ve sevindim cesaretinin gökten büyük olmasına

 

Ne cüret düşmek sana

 

Korur musun beni sıcaklığından

Benim için

biraz soğuk durabilir mi tenin

Ben sende eriyebilirim de

Teninin gözeneklerinde kaybolabilirim örneğin

ama birazcık üşü

Bir müddet daha düşüversin sıcaklığın benim için

ve terine karışmadan önce daha daha bir çok kez bakabileyim

sevdiğim kişinin yüzüne 

 

Ne nimet düşmek sana

 

Ben küçüğüm

Miniminnacık bir damla

Koruyabilir misin

sanmadığın halde beni

 

‘’Heyyy’’ duyabiliyor musun

Sana düştüğümü yoksa fark etmedin mi

 

Kayıyorum şu an suretine

Birazdan öleceğim

Yok olacağım

Uçacağım

Göğün dizleri dibine varıp

gene bir kız yüzünden gökten medet umacağım

 

Umurumda mı gök

Sana düşmek ne güzel

Ne güzel düştüm sana

 

Hasan KARAKAYA

09.04.2010

Uçurtma!!!

Uçurtmaların dili yoktur eğer insan bellememişse kendini… İsterdim ki tüm renklerin bir adı olsun ve  adımızı uçurtmalar hep rengarenk koysun… Sağlıcakla kalın bütün uçurtmalar…

 

Uçurtma!!!

 

Tekerlekleri olmayan bulutlara oturabilir misin benim için

Ben oturamıyorum da 

Benim tekerleklerim var ve beni uçurduğunu söylüyorlar

ama ben hiç uçmadım

Şöyle gögüs kafesimi yırtarcasına koşamadım hiç uçaklarin ardısıra

ve imrendim hep önümden koşup geçen çocuklara

 

Güneşi yakalayabilir misin benim için

Benim ayaklarım tutmuyor da yetişemiyor güneşin varlığına

Koşabilir misin benim için uçarcasına

Göğe süzülen şu kırmızı çizgili uçurtmanın ardından mesela

Gerçekten yapar mısın bunu benim için

Beni bir dakikalığına nefessiz koyabilir misin

 

Hem uçak olmasa da olur 

Varsayarım yorulmadığımı

Unuturum tekerleklerimi bacaklarımı

Ben de yarışırım istersen senle gökkusağına kadar

Rengarenk oluruz birlikte fenamı

Terli terli su da içeriz sonra 

Sonra bir hafta komalık yatarız evde 

Olsun uçalım güzel çocuk kaçalım bu diyarlardan

Bir dakika da olsa bir hafta razıyım döşekte yatmaya iste 

Güneşe kadar var mısın iddaaya güzel çocuk

Var mısın benimle uçurtma olmaya göğe

 

Yalnız erken dönelim eve 

Anam merak eder

Üzülür son evladım da uçtu diye elimden 

sanır bildiği tüm kuşlar dönmez eve erkenden 

ama asla vazgeçmeyelim özgürlük hevesimizden

ve merak etmesin analar yavrucaklarını

Çocuklar koparır tutmayan bacaklarını da 

Merakta koymaz analarını

 

Ben iplere takılı o sakat çocuk

kaflar ardından bakan 

Sen benekli karanfil kokan çocuk 

dallardan sarkan

Ne o küs müyüz yoksa 

Gelmeyecek misin ardım sıra

Sensiz uçamam anlasana

Desteksiz olmaz bu gidiş

Tutmalısın özgürlüğümü

Bir kırbaç gibi sallamalısın beni havaya

Avazım çıktığımca ”ya heyyyyyy” demeliyim ”ya heyyy”

Garip sesler çıkarmalıyım heyecanıma verip yüreğimi

Pırlaşıp bir an dünyadan göçüvermeliyim

ama kimsesiz ama çaresiz 

Bir an yüreklenen dizlerim  uçmak için isteksiz

 

Bazen dümensiz de olabilirmiş gülüşler 

Bir uçurtmanın peşindeysek eğer…

 

Hasan KARAKAYA

26 Nisan 2010

Bu Sefer Gitmelisin

Bu Sefer Gitmelisin

Gözlerine sahip olmalı mavi

Gece ayrılık olmalı

ve ufukta seni benden çalmak için gelen bir gemi…

Korkmuyorum korkum yok

Ellerimin titremesini saymazsan

Seni geceye gönlümce verebilirim

Kahve rengi akan yaşlarıma aldırmazsan

Akşamlığıma bir yenisini  ekleyebilirim sensiz

Al çiçeklerine bürünmezse sabah

Yusufçuklar ardın sıra gitmezseler

Gözlerim gidişini izleyebilir kararmadan

Korkmuyorum korkum yok

Aklımı kağıtların altında bıraktıysam

Yapabileceksen git

Gitmek istiyorsan yap

Engel olmayacağım bu sefer sana inan

Görebileceğimi sanmıyorum zaten sen giderken

Ölüm ansızın aklıma oturduğu an

Gözlerine sahip olmalı mavi

Kara değil deniz kokmalısın

Kıskanmalı tüm deniz kızları seni

Vakit geçmeden gemiye bir gül atmalısın

Bu sefer git… Benim için

Git…

Ne olur …

Hasan KARAKAYA

23.04.2010

Vasiyet

Vasiyet…

Ölümün toprak değil rengi
Dalgasız ve dolgun mavidir ölüm 
Toprak kabul etmezse tenimi
Er kişi niyetine beni denize gömün…

                        Hasan KARAKAYA

                              31.03.2010

Sevgili Okay Abime vefa…

Sevgili Okay Abime vefa…

Büyük insanlara yazdığım sözler yok benim
Aklınıza küçük insalara yazdığım da gelmesin
Yalnız değerli insana yazarım ben
Kendini su gibi gören su gibi aziz insanlara…

                         Hasan KARAKAYA

                               3 Nisan 2010

Aşktı O

Aşktı O

Aşktı o

Geleceğin,  günün, evvelin

Buzul sarmaşıklığına bahar sıcaklığı

Koca koca denizlere adını verdiğin

Kapı eşiklerinde pineklemendi o

Serin serin gözlerinde(n) yiten

Aşktı o

Farkedilmeyen

Farkedilemeyen

                             Hasan KARAKAYA

                                   12 Mart 2010

Sen Gelme Ben Beklerim Mahşeri

Sen Gelme Ben Beklerim Mahşeri

 

Beklerim yüzyıl geçse de seni,

İstersen hiç gelme ta ki mahşere…

Yaşlarıma yağmur ekledi hasretini,

Sen gelme ben beklerim mahşeri.

 

Senin dediğin gibi ben bir deli çocuğum,

Baharın getirdiği garip bir yolcuyum,

Sana aç ve ölesiye susuzum,

Sen gelme ben beklerim mahşeri.

 

Şeytan bana mı uymuş, ben şeytana mı?

Kötülük etmek istemem beklerim seni,

Ah yalnızlığımın karanlık nefesi,

Sen gelme ben beklerim mahşeri.

 

Gece rüzgâr esmez oldu bu diyarlarda,

Anladım gelmeyeceksin bu yüzyılda da sen,

Bak hayat dediğimiz geçiyor tren,

Sen gelme ben beklerim mahşeri.

 

Hoyrat rüzgarlarda sen varsın artık

Her köşe başında seni bekler oldum,

Seni sevmek mi güç, beklemek mi?

Sen gelme ben beklerim mahşeri.

 

                            Hasan KARAKAYA

                                       2006

Sürgün

Sürgün

 

Basıldı zindan kuşları kara vadide

Gıkı çıkamadan boğazlandılar

Yetişemedi peygamber nefesi bile

İncir kuşları oturup ağlaştılar

 

Hiç ağlamaz şimdi incir kuşları

Hiç konmaz incir dallarıma

Dikildiği günden beri ‘zindan’

Evimin tam ortasında

 

Siz sanırsınız

Uçup gider öylece göğe süzülür

Sanırsınız ki

Hava onda öyküye bükülür

 

Ama yok

Yok işte

Kendine ait tek bir öykü

Unutmuş

Unutmuş yaşanılan son sürgünü

                 Hasan KARAKAYA

 

                      23 Ocak 2010

Büyümek

Büyümek

 

Hayatı yeterince çocuk yaşadık

Büyümek vakti!

 

                            Hasan KARAKAYA

 

                                   5 Ocak 2010

Eski Gönderiler »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.